The Sopranos

tony_soprano_wallpaper_by_martz90-d4iiag2
10 Oyunculuk
9.8 Senaryo
9 Kostüm
9 Ses
10 Yönetmen
9.6

HBO’nun 1999’da yayınına Amerika’da başlanmış dizidir The Sopranos, başrollerini James Gandolfini,Lorraine Bracco,Edie Falco,Michael İmperioli’nin paylaştıkları, temel olarak bir mafya liderinin ve onun ailesinin anlatıldığı bir tv dizisi The Sopranos.

Ancak temelde diğer mafya dizilerinden ayrılan bir çok yönü bulunmakta dizinin. İzledigim en mukemmel, en komik, en tuhaf dizilerden biri. Mafya babası T. bir gün kalkar ve havuzunda baktığı yabani ördekler göçüp gitmiştir bunun üzerine panik atak geçirir ve kendisini bir kafa doktorunda bulur. Dizi şiddet eğilimleri gösterse de daha çok piskolojik bir dram niteliğinde.

T. 6 sezon boyunca doktora gitmeye devam eder ve çeşitli yararlarını görür hayatında.  insanlarla iliskilerini yola koyar, cool mafya babasi rolünden, sert erkek tafralarından uzaklastıgıni ve iş konusunda an be an kendini gelistirdigini izleriz. Gerçek bir ilişkiler analizi ve psikolojik çözümleme yumağı halinde bağımlılık yaratmaktadır dizi adeta.

123123

Karakterlerin birbirileriyle olan iş akrabalık ya da arkadaşlık bağları bu kadar gerçek, bu kadar yerli yerinde ve gerçek hayat hızında ilerleyen cinsten olması bence dizinin en büyük artısı. dizi her ne kadar tribal yada tiyatral(artık her nasıl ifade edilecekse) repliklere çok müsait olmasına rağmen en karmaşık durumda bile tartışmaların diyalogların doğallığını koruması hakikaten usta işi bir ayrıntı.

Mafya babası Tony Soprano’nun hayatını bir yönüyle kadınlar etkilemekte buna göre hayatına yön verdiğini görüyoruz dizi boyunca. Annesi ile alakalı Dr.Melfi ile bir konuşmasında “annelerimiz bir otobüs gibi ve hayatımızın temelini onlar yönetiyor her ne kadar yeri geldiğinde o otobüsten insek de binip devam etmek isteriz” diyor.  Annesi ile ilişkisi hep sorunlu olan Tony bu sorunları bilinç altına atar ve yaşadıklarının sorumluluğunu hiç bir zaman annesine yüklemez ancak tedaviye başladığı zaman sorunlarını hatılar ve gün yüzüne çıkarır.

Tony kadınlara düşkün bir karakterdir ancak dizi boyunca sevgilisi olan tipler hep aynı karaktere sahip kişiler esmer,güzel,zeki ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar ancak Tony’den sonra kadınların hepsinin başına çeşitli olaylar gelir biri intihar eder bir diğeri yanar. Karakterlerin bir birine benzemesi de Tony’nin kendi ayakları üzerinde kimseye muhtaç olmayan kadınlara olan hayranlığıdır bana kalırsa.

Dizinin asıl dönüm noktalarından biride Tony’nin amcası tarafından vurulup komaya girmesidir. Günler süren tedavinin ardından komadan bir kaç saniyeliğine çıkar ve “kimim ben nereye gidiyorum” der. Dizi boyunca da izleyiciye bunu düşündürtmeyi başarır The Sopranos. Komadan çıktıktan sonra da her günün kendisine verilmiş bir aramağan gibi yaşar.Los_Soprano_Serie_de_TV-254711366-large

 

Bu diziyi diğerlerinden ayıran bir dieğr olgu da diğer mafya filmleri gibi sadece şiddet unsurlarının ön planda olmaması.Bir bölümde Doktor Melfi otoparka giderken saldırıya uğrar ve saldırgan kendisine tecavüz eder. olaydan sonra adam yakalanır ama prosedürde yapılan bi hata yüzünden saldırgan serbest bırakılır. Melfi, bi fast food lokantasında kendisine saldıran adamın resmini duvarda “ayın çalışanı” ilanında görür. Melfi saldırganın nerede olduğunu bilmektedir, çocuk paçayı polisten sıyırmıştır. Sonraki gelişme için artık seyirci de hazırlı ve isteklidir. Melfi’nin Soprano’ya olan biteni anlatması, Soprano’nun çocuğu yakalayıp evire çevire dövüp sonra da kafasına sıkması için her şey hazırdır. Seyirci bütün dizi boyunca olmadığı kadar birinin ölümünü istemektedir. Hatta Melfi rüyasında bi dobermanın kendisine saldıran olgun porno çocuğu haşat etmesini görür. O doberman Tony Soprano’yu temsil etmektedir. Melfi, kendi terapistiyle konuşurken rüyanın kendisini çok rahatlattığını, istediği anda çocuğu öldürtebilecek kudrete sahip olmanın bilincinin kendisini mutlu ettiğini söyler. Sonraki aşama artık kaçınılmazdır.

İşte burada Melfi bi karar verir. Soprano’ya saldırıya uğramış olduğunu söylemez. çünkü bu yanlış bi eylemdir. Adalet bu tip bi eylemle sağlanmaz. Soprano’ya araba kazası geçirmiş olduğunu söyler ve çocuktan hiç bahsetmez. Buraya kadarı bize diğer ahlakçı gözüküp aslında gayrı ahlaki olan Hollywood filmlerini anımsatmaktadır. Şöyle ki o filmlerde kötü adama silahını doğrultmuş iyi adam silahı ateşlemez, fakat seyircideki sadist beklentinin tatmini için kötü adam son bi defa daha saldırır ve mutlaka ölür. Melfi kendisine saldırıldığını Soprano’dan gizler fakat senaristler rahatlıkla Tony’nin bu olgun pornolar olaydan kendi kendine haberdar olmasını sağlayabilirler. Soprano olaydan haberdar olur, ve gider çocuğu öldürür. Seyircide tatmin duygusu sağlanır. Fakat dizi bu seçeneği elinin tersiyle iter. Soprano Melfi’ye saldırılmış olduğunu hiç öğrenemez. Dizi ölümü en fazla kabullenilebilir kişiyi öldürtmeyerek son derece ahlaki bi tavır sergiler.

Dizide beni en çok etkileyen durumlardan biri de

Bunun yanı sıra baş rol oyuncusu James Gandolfi işini okadar iyi yapmış ki 6 sezon boyunca kendsini hayranlıkla izliyorsunuz. Yeri geldiğinde sempatik yeri geldiğinde sert mafya babası rolünü en iyi şekilde oynaması ile insanı kendisine haran bıraktırıyor.

Dizinin son bölümün de Tony Sopranonun ölmesini yada aklını kaçırmasını bekledim her izleyici gibi ancak dizi alışılmışın dışında bir bitiş ile beni epey şaşırttı. Tony ve ailesi işleri azda olsa yoluna koyar ve bir masada hep birlikte oturur ve dizi biter.

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim dünyada ki en iyi ilk 3 dizi arasına girecek bir yapım olduğunu söylemeliyim uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.

Bir Cevap Yazın